15 Nisan 2008 Salı

hakları saksız, blogdan bağımsız...


can sıkıntısı, eşşek gibi vizeler, manyak gibi açıköğretim..

verilmeden geri beklenen herşey = devlet.
devlet = bürokrasi = herşey!

anarşi istiyorum.
okul istemiyorum.
hoca istemiyorum.
sonsuz bilgi yıgınlarında yatıp yuvarlanmak, kaybolmak, herşeyi bilmek ama sorgulanmak istemiyorum.
delirerek ölmek istiyorum.
şarap içip yollara vurmak istiyorum.
sevgilimle durmak istiyorum!!
dişi acımasın istiyorum!!
askere gitmesin, askerlik kadar boktan bişi olmaz olsun, vatan haini olmak, vatan hainleri doğurmak pkkya salmak istiyorum!
vatanhaini oldugumu bılıyorum, kimsenin kimseyle ve kendısıyle ilgili aksını ıddıa edemeyecegını soyluyorum. skimde diil ülkeniz lan!
hasta olmak istemiyorum!
gözüm acımasın istiyorum!
dininize başlarım, kutsal sensin! tanrı da.. senin olsun al ulan!

yerım ulan hepınızı!
seviyorum minnoş beyinciklerinizi
aman da aman ülkemin faşistleri manyakları dincileri hocaları hükümdarları sizi...

9 yorum:

augustusozan dedi ki...

sana aynen katılıyorum bu kadar naıf dolaysız ve kaygısız acıklamalarının sonuna kadar arkasındayım bı de ben vatanım yazmasın ıstıyorum nusfus cuzdanımda olmasın mumkunse

cenkkayhan dedi ki...

Bunun kolayı var delirin. Bütün bunlardan kurtulursunuz. Ne vatanınızın anlamı kalır, ne milletinizin ne de insanlığınızın. Sorumlulukların ağır basması sonucu kısa dönemli delirme evresi bu aslında bir nevi sanırım zor geldi. Ama yaşamak zaten kolay değil ki. Bunlara rağmen yaşayabiliyorsanız bir anlamı var her şeyin...

augustusozan dedi ki...

sana gore vatan ve mıllet anlam yuklıyebıldıgın kavramlar ?? bunu solememın sebebı mıllıyetcı kaygılara ne kadar yakın oldugunu bulmak bunun dısında bu tur konularda dunya yasıyanı olarak bakmak durumu herzaman daha ıı kılıcaktır yanı vatan mıllet sakaryanın aksıne humanıst olmasamda bu denlı bı kabullenısle bakmak daha az sorunlu yapıcagını dusunuyorum

cenkkayhan dedi ki...

Belkide haklısın ne kadar genelleştirirsen o kadar az problem ortaya çıkar

Zarpandit dedi ki...

aslında genellestırme kaygısından cok ozellestırme ıstıyorum ben.. bu yazıyı da bunun ıcın yazdım.. her şey o kadar genel ki, vatan, millet..
benım vata dedıgım sey tum dunya.. milletim dediğm sey tum ınsanlık...benım bundan anladıgım budur.. ama herkes farklı cıkarımlar ypabılır tabıı, yapmalı da belkı ama bırbırımızle ne kadar uyumlu olmaya calısır, ne kadar ortada bı yerlerde bulusursak o kadar guzel bır dunya cıkarırız ortaya gıbı gelıyor..

cenkkayhan dedi ki...

Elbette sizi anlayabiliyorum bu konuda. Fakat ne dünya bu açıdan bakar size ne de insanlık. Unutulmamalıdır ki her millet kendini üstün görür ve herkes kendi üstünlüğünü kabul ettirmeye çalışır. Savaşlar buna en iyi örneklerdir. Siz dünyayı kucaklayabilirsiniz fakat dünya sizi kucaklar mı? Orta noktada buluştuğumuz tek yer hepimizin insan oluşu bu ne kadar tatmin eder sizi bilmiyorum açıkcası ama bence en önemli yer budur. Fakat insanlık kendi türü içinde hiyerarşiyi sever ve sürekli bunu dayatmaya çalışır. Sizin gibi düşünmek gerçektende ilk bakışta çok güzel fakat bence bu pembe panjurlu ev hikayesi ya da hayalinden hatta rüyasından daha öteye gitmemektedir. Biz tek ülke içinde barınazmazken bu kadar insanın bir dünyada barınması pek mantıklı gelmiyor bana. Yine de düşüncesiniz çok saf ve temiz. Umarım bir gün bende bu düşünceye inanabilirim. Ve bunları yazdığım için utanırım.

bilog dedi ki...

abla sakin! :)

Zarpandit dedi ki...

cenk bey emın olun bunları belkı sızden daha ıyı bılıyorumdur..
kimin kime hangı acılardan bakabılecenı konussaydı emın olun şu anlamsız siberlik bize yetmezdi..
etnosantrik dşünceler yanlış diyoruz, siz de dıyorsunuz, ben de dıyorum.. degısmeyecegının farkındayız.. ama en azından bi grup ınsan benım gıbı dusunse, ki düşünüyor.. bunu biliyorum.. dunya bırazcık da olsun degısebılır..
efendım ayrıca bızım tek ulke ıcınde barınamamamızın ekonomık kulturel dini vs pek cok sebebı var. bu bızım sorunumuz yani.. elbette bunları sız de bılıyorsunuz fakat bu kadar ınancımızı yitirirsek elimizde hiç bişi kalmaz diye dusunuyorum.. ben hala ınsanlıga ınanıyorum, bu ulkedekılerı kastetmemekle beraber bir kaç grup var bıldıgım.. biraz ınsan var.. avrupada bu tur dusuncelerı en az barındıran ulkeyız.. demek kı orda daha cok var. bunlar benı mutlu edıyor. degısme sansı hala var. kımsenın karşısında boş beyınlı sapsal insanlar oldugunu dusunmuyorum.. yazıya bu rağbet ıcın de tekrar teşekkurler.

cenkkayhan dedi ki...

Açıkcası yurtdışını dış basın ve dışilişkilerin çalışmaları sonucu takip edebiliyorum ve bana ne gösteriliyorsa onları görüyorum kendi gözümle görmem pek mümkün olmadığı için bilmiyorum tam olarak. Yalnızca şu var dışarıdaki insanlarda bizim ülkemizdeki sorunların aynısıyla mücadele ediyorlar ve aynı sorunlar yüzünden birleşemiyorlar. Bende isterim insan olarak algılanıp yaşamayı fakat sürekli bir etiket yapıştırılıyor. Bu sorun ancak insanların başta kendi içinde sonra etraflarında ve ülkelerinde çözdükleri zaman çözülecek. Fakat ortada büyük bir güven sorunu var etrafınızdaki insanlara kolay kolay güvenemiyorsunuz. Bu güvensizlik içinde insanlık nasıl bu sorunu aşacak merak ediyorum. Öyle bir hale geldik ki farkında olmadan 10 sn içinde bir ülkeyi, bir milleti hatta kendi türümüzü tamamiyle yok edebilecek nükleer silahlar yaptık. Atom bombasını yaptık, denedik, insanları katlettik ve bundan ders almayıp daha güçlü bir slah olan hidrojen bombasını yaptık. Gözümüzü hırs bürüdü dışarıya çıktığımda normal hayatta bile buna rastlayabiliyorum. Ancak ve ancak ortak düşmanlar edindiğimizde hepimiz birbirimize bakmadan yardım edeceğiz. Bu da varsa ya uzaylı saldırısı olacak ya da gerçekleşmesi muhtemel bir olay olan küresel ısınmanın yarattığı çevre felaketleri olacak. Bir başka evrim basamağına atlayacağız eğer birleşebilirsek birleşemezsek yok olacağız. İnancımızı yitirirsek elimizde bir şey kalmaz demişsiniz boş bir şeye inanırsanızda elinizde pek bir şey kalmayacaktır. Eğer çözebiliyorsak bunu başta kendi içimizde sonra etrafımızda sonrada kendi ülkemizde çözelim eğer biz bunu çözersek zaten Dünya da bizimle birlikte bu harekete tutulacaktır diye düşünüyorum. Çünkü tarihte milletleri etkileyen geniş çaplı olayların hepsi (örneğin imparatorlukların yıkılıp ulus devletlerin ortaya çıkışı) ilk önce kendi ülkelerinde başlamıştır. Ve en kötüsü şu yapılıyor bazı insanlar sınıflandırılarak onlarla konuşulmuyor ya da onlara anlatılmıyor kısacası onlar ayrı tutuluyor.(Sağcı solcuyla konuşmuyor, zengin fakirle veya imamla papazla...) Malesef bu yüzdende ortak bir görüş ve kitlesel bir hareket olamıyor. Dünyanın şekli,rengi ve hareketi belli bunu kavramamız gerekli artık. Boşlukta asılı kalmış bir toz tanesinde yaşıyoruz ve bütün bunlar bu toz tanesinde oluyor. Bir toz tanesinde yaşayamıyoruz ya evrene sahip olsaydık birde acaba ne olurdu çok merak ediyorum... Rica ederim asıl ben size teşekkür ederim.