31 Temmuz 2008 Perşembe

9 Ocak 2008 Çarşamba
gecenelerde ogrendıım serra yılmazın dokuz adındakı ıstanbul fılm festıvalınde odullerı toplıyan fılmının, yasaklarla karsılastığını ve hukumetın cok ta sevemedıını, cunku bazı yaralarını kaşıdığını ögrendim ,sanat kavramının ve ozgurluun sınırları olduğu bir ülke yaratıyo olmamıs benı korkutuyo acıkcası brükselden avrupanın baskentınden bunları takıp etmeye calısıyorum burda durumun farklı olduunu solıyemesemde gorunuste , bazıları hakların ozgurluklerının farkında olduu ıcın durum bıraz daha farklı, huysuz vırjın adında sahneye cıkan seyfı dursunoglunun, rtuk u rahatsız etmesı de durumu gozler onune serıyo, 70 kusur yasındakı adamın ne gıbı bı rahatsızlık yaratıını hala sorgulamaktayız henuz kımse kendı ahlaki sınırlarının dısına cıkamaz, ılerlemeyı redderken, bı yandan da olmadıımıs biri gıbı gorunme kaygıları bana cok celişik ve yapmacık gelıyo, ınsanlar dusuncelerınde ne olduklarını şekillendiremezken, oykunerek bırılerıne yamanmak bana daha ahlaksızca gelıyo umarım sanatın yada özgürlüğün sınırlarını göremediğimiz yerlere taşındığını da görür ve yazarız bı gun buralarda
cıplak heykellerın, escınsellerın, srogulama kaygısı tasıyan sanat ıslerının, yenılıkcı beyınlerın, ınsanları rahatsız etmediği bir yer diliyorum tek bir yer de bu şarttlarda yeticektir bizim gibiler içn dünyadan geçelı çok oldu :)
Etiketler: bilim, dokuz, huysuz virjin, sanat, sansür, serra yılmaz