23 Şubat 2008 Cumartesi

bulut ustu eglenceleri


hemen hemen okudugum yada gordugum cogu kral imgelemlerınde aradıgım tanrısallık yada en yukada olma ıstegı yıllardır etkısı altında oldugum babil kulesi hıkayesıne dayanıyo sanırım babil kralı tanrı kavramını o kadar kıskanmıstır kı bı kule yaptırmaya baslamıstır amacı tanrıdan daha buyuk olmaktır arzunun sonsuzlugu yada hıkayenın sonu cok da onemli değil şu anlatıcagım konu dahilinde sanırım. tamamen asagılık kompleksınden ya da cok elıtıst bı ruhla kendımı yukseklerde hıssetmemden olacak kı tanrı kavramına ınsani ogeler yuklemek onu kolayca altedebılme ıhtımalı mitolojinin sevdigim yonu. sadece bu blogtan oylesıne gecenlerı provoke etmek, inanclarını buyutmek ya da sacmaladıgımı dogrulatmak ıcın yazıyorum.


tanrıyı sorguluyorum. dunyanın varlıgı kadar genıs bı soruyla baslamıcam ya da bu konuda bılebılıceklerımın az oldugunu gostermek nıyetınde değılım kı su an yeterınce elıtzmle yazıyorum bu yazıyı. buyuk olan tanrıyla başlıyalım; yada bızım buyuttuğumuz o herseyı bılıyosa, tek soru sorma ıhtımalımız olsaydı bu soru ne olabılırdı? bu soru umarım kısısel gelecek kaygılarıyla zayi edilmeden sorulur..

neden ınsanı yaratmıstır tanrı, neden bu kadar cok zarar veren, yasadıgı yerı bıle somuren bu canlıyı yaratmıstır, gerci vucuda gıren kurtla aynı ısı yapıyorus canlıyı oldurup onu yıyoruz dunyaya yaptıgımız gıbı, bı gun oldurdugumuz curıyecek, bız de yok olacağız, aynı ısı yapıyoruz belkı de. yada hangi gercekten dunyevı kaygıları oldugunu gordugumuz aktıvıst, tek bır dılek diliyebilseydi tanrıdan dunya barısı ya da yok olan turlerle ılgılı bısıy dılerdı??? evet sanırım tanrı buyuk ve cok yeteneklı oldugunda kendımızı daha ıyı sorguluyoruz. belkı de var olus ya da onu yaratıs sebebımız bu nedenlerdır, sorgulama yoksunu ınsan turunun eksık tarafı...

tanrıyı ınsan kadar kucultebıldıgımızde; onun bızde olan kusurlarını gorup rahatlayabılır hatta benım de ıcınde bulundugum kendını sonsuz begenen bı hale burunebılırız. tanrı eger tekse sıkılmıyo mudur durdugu yerde, kıskanmıyo mudur benım ondan daha cok ınsanım varsa, bana tapan ya da ılgı gosterenleri ondan daha cok hıssetıgıme? emınım etrafımdakılerın ılgısını ya da baglılıgını ben ınanmadıkca onun var olmama ıhtımalını dusunerek kendımı ondan daha guclu kılamaz mıyım???onun ınsan gıbı ılıskılerı ve carpıklıklarıyla bastan sona adaptasyon sorunları olan ınsanı ya da benım gıbı onu sorgulayan, ınancını ya da sayet oralardaysa kusurlarını sorgulayan bırılerının varlıgı nasıl bı hatadır onun ıcın? simdi tanrının var olus sebebıne yakın mı yoksa cok daha uzagında mıyım bellı olmasa da sanırım ınanclar kendı sorgu eksıklıgımızı yok edıyo ...


"ınanclar onlar ıcın demıs papaz" yazının kımılerıne gore rahatız edıcı oldugunun farkında olarak yazdım umarım bıraz olsun felsefe dahılınde ozgur dusunmeyı becerebılıyoruzdur. sacmalık ya da tatmın; her ıkısı de yazdıgıma tepkı verılecek derecede buyuk olusumlar değiller bu yusden ınanclarınız benımkılerden farklıysa sızın tanrınız her zaman buyuk kalabılıyosa benı onemsemeyın yada en azından tepkınız kucuk bı cocuğa gosterdıgınız kadar anlayıslı olsun...

12 yorum:

Cem Akkilic dedi ki...

Blogunuz çok güzel ve başarılı tebrik ederim.Yazılarınızı sürekli takip ediyorum.Şimdi izin verirseniz dikkatinizi insani bir göreve çekmek istiyorum.
Gelin blogunuza bir kampanya ekleyelim.

Dünyada her 3 saniyede bir insan ölüyor açlıktan ve bunların büyük çoğunluğu henüz çocuk.Artık onlar için bir kampanya var!Tamamen ücretsiz!

Sizde bu kampanyayı yayınlayarak hem ziyaretçilerinizi arttırın hemde faydalı işlerinize önemli bir halka ekleyin.

Bu kampanya nedir?

Birleşmiş Milletlerin Açlık Sitesine Girin.

Orada Göreceğiniz Sarı Düğmeye Tıklayın.Dünyanın Herhangi bir Yerinde Aç Bir insan Yiyecek Alıyor. Size Hiçbir Maliyeti Yok, Yiyeceğin Parası Reklam Logolarını Görmeniz ile Reklam Yapan Sponsorlar Tarafından Ödeniyor,Tüm Yapacağınız Bu Siteye Girmek ve Yiyecek Bağışla Help Feed The Hungry) Düğmesine TIKLAMAK. Bir Saniye Sürüyor, Günde Sadece Bir Kere Bağışta Bulunabiliyorsunuz.İşte bu kadar kolay!

Nasıl yayınlayacaksınız?

Sitenin linkini aşagıda yazdığım bloglarımdan edinebilirsiniz ya da kolaylık olması için
cagdasdrama@gmail.com adresimden gereken HTML dosyasını gönderebilirim.Bir mail atmanız yeterli.

Not: Kampanyayı yayınlayan siteleri kendi blogum da Onuncuköy asiller listesi adı altında yayınlayacağım.

Cem Akkılıç

Kampanya detayları için;

Cem Akkılıç

http://cakkilic.blogspot.com/
http://cemakkilic.blogspot.com/2007/10/betty-reese.html

Deli Profesör dedi ki...

Bağlantı vermeyi söylemeye geldim,destek servisi :D Html olarak ekliyosun o yazıyı değil mi?

Cem Akkilic dedi ki...

Bir mail adresi gönderirseniz HTML kodlarını yollarım.
Müzik muhteşem bu arada.

http://cakkilic.blogspot.com/

http://ledzeppelincemakkilic.blogspot.com/

http://thedoorscemakkilic.blogspot.com/

http://yescemakkilic.blogspot.com/

augustusozan dedi ki...

cok tesekkur ederis su sira biras kotu bi donem geciriyorus benim hayatimi kapliyan angaryalarimdan siyrilir siyrilmaz gelicez kusura bakmiyosunusdur umarim

cenkkayhan dedi ki...

Yorumları okuyunca şok geçirdim açıkcası. Umarım diğer yazan arkadaşlar bu yazdıklarımı kişisel bir hakaret olarak algılamazlar ama şunu söylemeden edemeyeceğim: Manyak mısınız siz? Yazı neden bahsediyor siz neden bahsediyorsunuz. Bu yorumu yazarken insan biraz utanır yani bilmiyorum değerli şeylerin üstünü hep böyle lekeler misiniz? Yoksa ne kadar değerli olduğunu anlamadığınızdan mı böyle hareketler yaparsınız? Neyse devamı pek iyi gelmeyecek açıkcası o nedenle devam etmiyorum... Yazıya gelirsem bence süper olmuş gerçektende çok hoşuma gitti. Acayip keyiflendim okurken ve tahmin ediyorum Tanrı'da gördüyse benim kadar eğlenmiş ve keyiflenmiştir. Sanırım biraz Tanrı'yı algılamada farklılıklar var ya da yanlış anlamalar ki bununla sıkça karşılaşıyoruz. Mesela Tanrı'ya insani duygular eklemek gerçekten güzel ama basit. Büyüklük, yücelik diğerlerini küçük ve aciz görmekle olacak bir şey değil aksine diğerlerinin onu büyük ve yüce görmesiyle alakalıdır. Bu yüzden Tanrı bizi yaratmadı aslında biz onu yarattık. Emin ol büyük,küçük laflarınıda önemsemiyordur. Sonuçta düşünsene sen yaratıcı olsan sallar mıydın? Elbette egonu yenmişsen. O yüzden Tanrı bizi yaratırken bize akıl vermiştir bunları anlayabilelim diye. İnançlarımız sorgulamamızı kısıtlamak yerine aksine daha da arttırması gereklidir bu yüzden. Eğer aklın varsa ve onu kullanmaya çalırsan her şeyi öğrenebilirsin. Hatta kafandaki bütün soruların cevabını bile bulabilirsin. Yeter ki kafanda soruların olsun. İnsanlar hep Tanrı'yı çeşitli nedenlerle kullandıkları için kullanıla kullanıla şu an O'nu bir cisimmiş gibi algılıyoruz. İnanç sistemlerimizde zorlayıcı veya cezalandırıcı olduğu için hep kötü yönlerine şahit oluyoruz. Hep cehennemin yakıcılığını hissediyoruz ensemizde hiç cennetin serinliğini değil. Halbuki iyiliğin timsali olan Tanrı güzellikleri görmemiz için bizi yaratmış belki de bir nebze onu anlamamız için. Belki içimizden birisi ona şunu dedi; sen çok rahatsın kuvvetin ve gücün yerinde bende de olsa bunlar bende senin gibi görsem her şeyi duysam senin gibi etrafımdakileri değiştirebilsem, bende senin gibi rahat yaşarım. Ve Tanrı işte bizi yaratmıştır. Daha sonrada biz onu. İnsanlar güç odaklı şeylere hasrettir her zaman. Hep sığınacakları bir şey ararlar ya da vicdan denilen ruhlarını rahatlatmak için. Bu yüzden Tanrı'yı bizim yaratmış olmamızın ihtimali daha yüksektir. Yalnız buradaki en büyük hata kendini üstün görmeye başlama durumudur ki bu da sıyırmaya yeterlidir. Eğer kendini çok üstün görür ve her şeyi ben yarattım havasında takılırsan o zaman yaratıcının düştüğü sıkıntılara düşmeye başlarsın. Yalnızlık bunların birinci adımıdır. Sonra kendi kendine yetebilme yetisi doğar. Ve liste uzar gider. Bence işte bu yüzden Tanrı kendini belli etmiştir bir şekilde. Kitaplar,peygamberler,mesihler,nebiler falanlar filanlar... Bu duruma düşen insanları rahatlatmak için onları bu yola sevk etmiştir. O'nu anlamamızı istemiştir böylece bizim de kendimizi anlayacağımızı bilir. Sürekli yanlış anlaşılmaktan sürekli kitap ve peygamber yollamıştır. Sanırım en sonunda anlatacağı pek fazla şey kalmadığı ve sürekli insanlar anlamayıp daha kötü şeyler yaptıkları için birbirlerine bundanda vazgeçmiştir. İşler iyi gitmektense daha kötüye gitmiştir çünkü. O her şeyi bilmez mi ki bu tür davranışlarda bulunsun diyebilirsiniz. O her şeyi bilir fakat sizin neyi veya hangi yolu seçeceğinizi bilemez seçtikten itibaren yine her şeyi bilir bu böyle uzar gider. Eğer her şey belli olsaydı zaten cennet veya cehennem diye bir şeyde olmazdı. Aslında bu konu uzar gider bende sizin gibi neredeyse 1 sayfa yazabilirim burada. Ama ben bu kadarla bırakıyorum gerisini sizin sorularınıza bırakıyorum merak ettiğiniz bir şey varsa elimden geldiğince aklımın yettiğince cevaplamaya çalışırım. Direksiyon sizde buyrun yönlendirin. Yazı için teşekkürler gerçektende çok hoşuma gitti.

augustusozan dedi ki...

oncelıkle yorumun ıcın gercektenteskkur ederım ruhum oksandı bu benım ıcın ozel bı yazıydı ama yorum yapan fazla cıkmadı solerıne gelınce benım sorucagım soru kı senden sormamı ıstedıgın soruların ıcınde dır , tanrının varlıgı yada yoklugu yada onun kafasındakı herhangı dusuncelerden , onun neyı bılıp neyı bılmedıgın den zıyade senın bunları nası bılıyo olman blogtakı asıl sorgulamacı tutuma baglı kalmak ıcın bu eksenle konusmayı oenrıyorum zıra bılgıdımız yargıları da sorgulamak bızı dogruya goturur sanırım cunku asıl bılen neyı bılmedıgını de bılen dır ve senın kendıne duygdugun guve sorgulamaya acıktır ıstegımı kırmayıp bloga ekrar gerı dondugun ıcın tesekkur ler umarım tatmın edıcıdır yazıalr

Zarpandit dedi ki...

guzel sorgulama sayın cenkkayhan, kendınızı, insanlıgı guzel sorgulamışsını fakat sorguların ustune gıtmek konusunda ısrarcıyım, zira sorgulamak güzel şey, fakat dıyorsun ki, bız onu yarattık sonra dıyorsun kı kıtaplar yolladı fılan..
kendı ıcınde tutarsız gordum sizi cenk :)
olaya şahsi yorumum soyledır.. ben bir agnostıgım. ozellıkle okkulda gecırdıgım son donemden sonra bunu kesınlıkle kabul etmıs durumdayım. din sorgulaması ilginç bişi.. tevratı muhım kıtapları basında kabul edıyor olmalısın, diğrelerinden bırını secmışsen kendıne kutsal olarak.. bunu yapanlara, derin bir araştırma onerıyorum, kafalırında soru ısaretlerı varsa ya da kendılerını senın gıbı sorglamaya baslamıs fakat cesaret edemıyorlarsa daha fazla sorgulamaya cunku ben oyle bır hava sezdım.. su yapılmalı o durumda, eski yazıtları okumalısınız.. mıtolojı bılmelısınız, sumer mıtolojısı ozellıkle. sonra yunan, hrıstıyan.. karşılastırmalı araştırılmalı bu konu, o zaman goruyorsunuz kı, tevrat o mıtolojılerın alıntısı.. hatta bırebır dogruladıkları var.
e peki nedir yani o zaman? isa zaten tevratı benımsemıstır.. yani yeni ahit eskisinin bir devamıdır.. kuran zaten daha farklı arastırma gerektırıyor cunku cografyası daha farklı, onun ıcın de tarıh arastırmaları işi çözecektir dıye dusunuyorum.. bir de tevrat ve ıncılı kendı gonderdıgını ıddıa eden bı adamın 3. kitabını okumazsım ben ama bestseller oldu her nasılsa :)
neyse, herkesın deger yargıları kendıne tabıı de sunu unutmamak lazım kanımca, kendı hayatın, dunyayı degıstırmenın bı parcasıdır ve hayatta dokunulmaz olan hıcısı yoktur :) bu net sorgulama ıcın herkese tesekkur ederız, bu zor bi konuydu gercekten :)

cenkkayhan dedi ki...

augustuozan'a cevap:

Rica ederim. Evet zaten can alıcı nokta bunları nasıl bildiğim. Açıkcası bilmiyorum böyle hissediyorum ve bana bunları insanlar hissettiriyor. Yaptıkları, yaşadıkları, hissetikleri ve anlayışları hep bana bunları hissettiriyor. Okuduğum birçok şeyde belki bunları anlamamı sağlıyor elbette ama asıl bilmemin nedeni tamamiyle hislerim. Bir an varlığını kabul edip kendini yerine koy ve bak bakalım işler nasıl dönüyor? Ya da tamamiyle yok et olmasın böyle bir şey insanlar ne yapar acaba? Şimdiye kadar sürekli bir güç odağı var bahsettiğim gibi tamamiyle bunlardan kaynaklanıyor. Ve açıkcası bence olması olmamasından çok daha iyi. Eğer insanlar bulmuşsa bunu gerçektende en süper buluş bana kalırsa tabi doğru kullanırsan. Ama eğer öyle olsaydı insanlar bulmuş olsaydı sanırım bu kadar iyi kurgulayamazlardı ve bu kadar taklitçi olmazlardı. Sanki bizler birer onun minyatürü gibiyiz. Bu da bize kendimizi onun gibi hissetmemize ve onun varlığının olmadığına sadece kendi üstünlüğümüzü kabullenmeye benziyor. Güç insanı kör eder ve kötüler her zaman güçlüdür fakat hep kaybederler. Neden çünkü çok fazla güç değil önemli olan gücü kontrol edebilmek asıl mesele. İnsan aklı balık hafızalıdır. Dünyada ne kadardır yaşıyoruz ve acaba ne kadarını hatılıyoruz bu yaşamımızın. Çoğu genlerimize kodlanmış içgüdüsel hareketler olarak kalmış ve bence inançda böyle bir şey en başta vardı o yarattı inandık sonra unuttuk bir şekilde sonra kendini hatırlatmaya başladı ve içimizdeki o hisde yüzeye çıktı. Aynı elmayı görünce açıktığımız aklımıza geldiği gibi.

cenkkayhan dedi ki...

zapandit'e cevap:

Kendimle çeliştiğimi söylemişsiniz haklısınız bunu özellikle yaptım. Okurken sanki inanmıyormuş havası vermek ve arada da inanıyor yahu bu adam demeniz için. Kısaca her ne kadar başarılı oldu bilmiyorum ama sizi çelişkiye düşürmek için yaptım bunu. Çelişki insanlar için zor olsa da bence doğru yolu kavramımızdaki en büyük sebep. Bence bu konudaki en iyi yöntem şu; bir varlığını kabul edip düşünmek bir de varolmadığını düşünmek. Ve sonunda düşününüz, sizce hangisi daha iyi ya da hangisi daha faydalı ya da herhangi bir fark yok mu aralarında? Bu işte seçiminiz oluyor ve bence insanlar bile birbirinin seçimine anlayış gösterebildikten sonra emin olun Tanrı da size anlayış gösterecektir. Madem yüce ve kudretli o böyle tanıtıyor kendini o zaman onu küçültmeyelim ve bence aciz sanmayalım. Bu arada herkese saygım sonsuzdur inanmamanız veya inanmanız bana bir fayda sağlamaz ya da zarar vermez. Emin olun siz yanarken ben keyfilenmeyeceğim ya da bak size o kadar dedim diye söylenmeyeceğim. Belki aksi de olabilir bundanda üzüntü duymam sanırım. Çünkü içimden gelen bu olduğu için rahat olacağımdır diye tahmin ediyorum yaşam tecrübelerime dayanarak. Bu arada haklısınız din kitapları sanki öncekilerin devamı gibi yani daha önceden yazılmışda daha sonra genelleştirilmiş gibi. Bu bana absürd gelmiyor çünkü bende olsam bu yöntemi izlerdim yani gayet mantıklı. Önce harfler sonra kelimeler sonra cümleler sonra... ve en son kitaplar. Yani her şeye imza atmasını istiyorsunuz siz sanırım ya da öyle genel bir beklenti var. Bir de fazlaca kendimi onun yerine koyduğumu söyleyebilirsiniz haklısınız ama doğru veya yanlış olduğunu ancak böyle bulabiliyorum. Bestseller olmasıda gayet güzel bir yorum ki bende bunu zaman zaman kullanırım. İnsanların çoğu içlerine eklemişler çıkarmışlar toplumlara göre düzenlenmiş birçok aşamadan geçmiş bu yüzdende biraz da olsa biz onu yaratıyoruz. Dikkat edersen direkt bunlarada müdahele etmiyor o da bizim iyiliğimizi istiyor ya da kendi kendimizi kandırışımızı gülerek izliyor. Seninde son cümlelerinde belirttiğin gibi konu çok zor ve derin. Yani her bir şeyi belkide yemeden içmeden 3 gün tartışabiliriz, tabi dayanabilirseniz bu arada kendim hakkında bir ipucu ben dayanabiliyorum buna. Birde şöyle bir durum ortaya çıkıyor yazılarımın genelinde sanki ben fazlaca inanan ya da başka bir şeye inan gibi oluyorum pekde böyle değil açıkcası. Benim inandığım gerçektir ben olması taraftarıyım ve sadece genel söyledikleri ile ilgileniyorum fazla ayrıntı benim için çok fazla önem taşımıyor. Kısacası hissetiğim gibi yaşıyorum ve herkesin hislerinede güveniyorum. Çünkü kişileri en iyi hisleri anlatıyor.

cenkkayhan dedi ki...

augustusozan'a kişisel cevap:

Blog'a geri döndüm çünkü içimdeki ses bana gelmemi söyledi. Bunda isteğinde etkili olmuş olabilir. Genelde siz yazıları okurken nasıl hissediyorsunuz bilmiyorum ama ben sizin yazı yazarken ki ruh halinizide hissedebiliyorum bunun nasıl olduğunu bende bilmiyorum. Bazı olayları önceden hissetmemle bir bağlantısı olabilir. Çok mistik bir şeymiş gibi görünsede çok illet bir şeydir tavsiye etmem.
Yazılar gayet güzel zaten belli bir yazım tarzınız var yani üslubunuz sizi siz yapan şey bende onu sevdiğim için olsa gerek yazıları güzel buluyorum. Bunu en başlarda söylemiştim yazılarınızı sürekli takip edeceğim diye. Çünkü farklı bir yanımı keşfediyorum burada sizinle ve sanki çok yakın bir arkadaşımla sohbet ediyor havası veriyor bana. Fazla mı benimsedim sizi bilmiyorum ama ilginç işte. Umarım yazmaya sürekli devam ederseniz ben olsam veya olmasamda ve bana ihtiyaç duymayacak denli daha iyi insanlar daha çarpıcı insanlar çıkar karşınıza büyük ihtimalle bu insan grubu çok fakat sanırım bir türlü rastlaşmadınız benimle idare etmek zorunda kalıyorsunuz:) Şaka bir yana insan hep istediklerini yapamıyor işte hayat zorluyor bir yerden ki özellikle bir köprüden geçtiğimi hissediyorum her geçen sene daha da saçmalıyor hayatım en başta düzenliydi şimdi düzenin d'sini bulmak imkansız hale geldi. Ve işte o kelime hayatımı tanımlıyor ve bana çok fazla söyleniyor "imkansız" belki öyle ama denemeye değer. Açıkcası ben bu dünyaya kaybetmeye geldim, hayatımı kaybetmeye o yüzden kaybettiklerim çok koymamaya başladı. Ne için yaşadığımı bulabilirsem bütün sorunlar bitecek, ne kadar zor değil mi? Belki de imkansızdır?

augustusozan dedi ki...

ne ıcın yasadıgını bulmak sonsuz hıc bıtmıyen bı yasama arzusu halı cok esekkur ederım ruhum oksandı

cenkkayhan dedi ki...

Rica ederim. Yaşama arzusu mu yoksa zorunluluğu mu bilmiyorum. Sadece kaybettiğim parçamı arıyorum şu sıralar. Çokça bulduğumu hissettiğim zamanlar oldu ve şu anda öyle hissediyorum. Fakat sanırım ben onun aradığı parça değilim. Umarım o kaybettiğim öteki yarımı bulabilirim çünkü şu sıralar ona çok ihtiyacım var.